İnsan Kaynakları Yönetimi ve Çalışma Ortamının İyileştirilmesindeki Rolü

İnsan Kaynakları Yönetimi ve Çalışma Ortamının İyileştirilmesindeki Rolü

Avni Aker /  İNKAY Üyesi  

Geçen yüzyılın ikinci yarısında “bilgi güçtür” anlayışı toplum katmanlarında kabul görmeye başlamıştır. Atılımcı, yenilikçi şirketler bu yaklaşımla yola çıkarak bünyelerinde her konuda daha etkin çalışmaları hayata geçirmek için çaba göstermişlerdir. Özellikle iş yaşamı ve çalışma ortamındaki  farklılıklar yaratılması düşüncesi, daha fazla verimli sonuçların   alınmasını sağlamıştır. Bu dönemde İnsanı bir “değer” olarak görme yaklaşımı da bu gelişmede önemli rol oynamıştır. Endüstri Psikolojisi, Çalışma Psikolojisindeki araştırmalar da insana ve onun bilgisine, birikimine olan ihtiyacı arttırmıştır.

İş yaşamına, insana farklı ve çok boyutlu bakış, çalışanı daha farklı bir yaklaşımla ele alış sonuçta “İnsan Kaynakları” olgusunu gündeme getirmiş, “Bilgi paylaşıldıkça çoğalır” anlayışı ile birlikte ele alındığında,” İnsan öğesi” ön plana çıkmıştır. Bilgiyi paylaşan kişilerin kendilerini de  şirketlerini de geleceğe daha iyi hazırladıkları ve iş verimini arttırdıklarını göstermiştir. Günümüzde, bilgi toplumunun yarattığı etkilerin kişiye ve topluma olumlu katkılar sağladığını her iş kolunda saptamak olasıdır.

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNİN ÇALIŞMA ORTAMININ İYİLEŞTİRİLMESİNDEKİ ROLÜ

Bir kurumda İnsan Kaynakları Bölümü, çalışanlarla ilgili her iş ve işlemin yapılabilmesi için çaba göstermek durumundadır. Bunların bir kısmı yasal olarak yapılması zorunlu iş ve işlemlerdir. Ancak bu tür işlerin yapılması yeterli değildir. İnsanı bir ”değer” olarak göremeyen ya da görmemekte ısrar eden şirketler yok olma aşamasına gelmişlerdir. Bazı şirketlerde ise ne yazık ki, İnsan Kaynakları Bölümü varmış gibi görünmekte, ancak şirketin büyüklüğü ile orantılı işler yapamamaktadır. Bazı şirketlerde ise bu bölüm, yalnız bırakılmakta, diğer birimler tarafından yeterli desteği görememektedir. Oysa, günümüzde daha az malzeme ve  daha az çalışanla daha çok üretim yapılması isteniyor. Şirketler de çalışanlarını tamamen işe yönlendiremedikçe başarısız oluyorlar. Şirkete bağlı, bir değer kattığına inanılan çalışanların ise işle ve iş yaşamı ile ilgili fikirleri paylaşılıyor, daha etkin ve istekle çalışabiliyor, müşterilerle daha iyi ilişkiler kurabiliyor üretimi arttırıyorlar.

İnsan Kaynakları Bölümü etkin çalışma ve birlikte gelişmeyi sağlayacak, gerekli uygun ortamı yaratacak birimdir. Bir şirkette çalışanlar arasındaki uyumu sağlayabilecek en uygun birim İnsan Kaynakları Bölümü olmaktadır. Elindeki deneyimli çalışanlarını kaybeden şirketler, bünyelerindeki kişilere ve İnsan Kaynakları Bölümünü önemsemeyen kuruluşlardır. Nasıl bitkilerin yetiştirilmesi için uygun ortamlar gerekliyse, insanlar için de uygun ortamların yaratılması gerekir.

 

İnsan Kaynakları Bölümü’nün en önemli görevlerinden biri de o işyerinde insanların çalışmasına ve üretmesine olanak sağlayacak ortamları yaratmaktır. İnsan Kaynakları planlaması yapmak, olası görevleri ve bunların analizlerini yapmak, adaylarla görüşmek,  işe almak, gereken eğitimleri organize etmek, çalışma koşullarını sağlamak, çalışanları motive etmek , sosyal etkinlikler düzenleyerek ve başka organizasyonlarla şirkete bağlılıklarını sağlamak, özlük haklarını korumak v.b. İşte bunlar İnsan Kaynakları Bölümünün işidir.

Bu amaçla yapılacak çalışmalar, doğal olarak çalışanları da işin içine katarak yapılmalı, onların görüş ve önerileri şirket politikası ve olanakları doğrultusunda hayata geçirilmelidir. Sürekli olarak kendisini yenileyen ve geliştiren kişiler sayesinde şirketin başarı oranı, dolayısıyla da kazançları artacaktır. Elde edilen sosyo-ekonomik  kazançlar, yönetimi ve çalışanları mutlu edecek, herkes şirketine sahip çıkacak, onun sağlıklı büyümesinden ve başarısından gurur duyacaktır. Bu duruma gelindiğinde yapılacak yeni değerlendirmeler dikkate alınmalı, sürekli gelişim için yeni hedefler yeni politikalar yine birlikte oluşturulmalıdır.

Kuruluşların üst düzey yönetimlerinin sözde değil, özde İnsan Kaynakları Bölümüne önem ve öncelik vermeleri olumlu sonuçların alınmasını sağlayacaktır. Şirketin çalışanlarına yapacağı yatırımlar,  onların  hep birlikte geleceğe sağlam adımlarla ve daha güçlü olarak yürümelerine yol açacaktır.

Şirketleri geleceğe taşıyacak en önemli öğe, ” insan” ve kişilerin bilgi ve deneyimleri olduğuna göre, İnsan Kaynakları Bölümü, günün koşullarına göre organize olmalı, şirketteki diğer birimler onlara gerekli destekleri sağlamalı, en uygun çalışma ortamının yaratılması için gerekli koşullar İnsan Kaynakları Bölümünün önderliğinde oluşturulmalıdır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir