Turizm Haftası Kutlu Olsun

276. Buluşma

DAVETLİSİNİZ…

276. Toplantımız 11.04.2019 Perşembe günü, saat 13:00’de Hotel Su’da gerçekleşecektir. Detaylı bilgi afişimizde. “Profesyonel İmaj Yönetimi”, “Yaratıcı Drama” ve “Teşvik” konularında profesyonel sunumların olacağı toplantımıza davetlisiniz

“Manavgat’ta İş Var” kuraları çekildi

Manavgat Kaymakamlığı başkanlığında 8 kurumun işbirliği 8-9 Mart tarihlerinde “Manavgat’ta İş Var” sloganıyla gerçekleştirecek olan istihdam fuarı öncesinde stant yerlerini kura ile belirlendi.

Manavgat Kaymakamlığı başkanlığında, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO), Manavgat Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi (AÜ), Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), İnsan Kaynakları Yöneticileri (İNKAY), Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Manavgat Sanayici ve İş Adamları Derneği (MASİAD) işbirliği ile işçi ve işvereni buluşturacak istihdam fuarı gerçekleştirilecek.

“Manavgat’ta İş Var” sloganıyla 8-9 Mart tarihlerinde Manavgat Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde organize edilecek fuar öncesinde MATSO toplantı Salonu’nda katılacak firmaların yerleri kura çekimi ile belirlendiKura çekimine MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Boztaş, MATSO Yönetim Kurulu Üyesi Seydi Güngör, İŞKUR Manavgat Müdürü Yavuz Ayna, İNKAY Genel Sekreteri ve Manavgat Sorumlusu Cemile Akbulut ile stant açacak işyeri temsilcileri katıldı.

Kura çekimi öncesinde katılımcılara “ İstihdam Seferberliği 2019’ tanıtım filmi izletildi.  Daha sonra  bir konuşma yapan MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Boztaş, stant açacak olan işyeri temsilcilerine çalışma ve fuar hakkında bilgiler verdi. Dördüncüsü gerçekleştirilecek olan fuarın hem işçi hem de işveren için önemine değinen Başkan Boztaş, “Fuarın güzel ve verimli geçmesini bekliyoruz. Fuarımız ülkemiz istihdamına, bölgemize, ilçemize ve üyelerimize katkı sağlayacaktır. Herkese hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Konuşmaların ardından katılımcı firmaların yerleri kura çekimi ile belirlendi.

 

GÜNKAF

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi öncülünde bölgedeki 8 üniversitenin ortaklığında Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde 21-22 Mart tarihlerinde Mimar Sinan Kongre Merkezinde gerçekleşecektir.
Her bölümden öğrencilere ve mezunlara yönelik yüzlerce firmanın yer alacağı bu kapsamlı fuarda aynı zamanda kongre merkezinde bulunan 10 adet salonda etkinliğe katılan firmalar tarafından 100’e yakın eğitim düzenlenecektir.
Bu eğitimlerin yanında mezunlar ve mezun adayları için iş imkanı, öğrenimi devam eden öğrenciler için staj imkanı bulabilecekleri bir ortam oluşturulacaktır.
Etkinliğe 8 üniversiteden toplam 15.000 den dazla öğrencinin katılması öngörülmektedir.
Öğrenciler ve mezunlar GÜNKAF kapsamında düzenlenecek olan etkinliklere ücretsiz bir şekilde katılım sağlayabilecektir.

 

 

Konaklama İşletmelerinde Misafir ve Çalışan Mutluluğu

Konaklama İşletmelerinde Misafir ve Çalışan Mutluluğu

Avni Aker / İNKAY Üyesi

Tatil Yöresi konaklama işletmeciliğinin temel ilkelerinden birisi de misafiri otele gelişinde candan karşılamak, konakladığı süre içinde onun keyifli anlar geçirmesini sağlayacağı, mutlu olacağı ortamları yaratmak ve evine doğru yola çıkarken de işletmeden mutlu bir şekilde ayrılmasını sağlamaktır.

Bunları sağlayabilen işletmelere o misafir tekrar gelmek ister, eşine dostuna harika bir tatil geçirdiğini, her fırsatta aktarır. Çevresindeki kişileri de o işletmeye gitmeleri için özendirir. Bu şekilde bizlerin, otel işletmesinin gönüllü elçisi gibi davranır. Hatta, profesyonel tanıtım, halkla ilişkiler ve reklâm şirketlerinin yapacakları çalışmalardan daha da etkili olan konuşmaları ve görüşmeleri yaparlar. Bu misafirlerimiz, pazarlama ve satış etkinliklerinin en etkilisi, belki de tarihte en eski ve geçerlisi olan “Fısıltı Gazetesi” işlevini görür.

Bu çerçeve içerisinde bakıldığında amacımız, otelimize gelen misafirlerimizi verdiğimiz hizmetlerle, sunduğumuz çeşitli ürünlerle memnun edip, onların beğenisini kazanmaktır. Misafirlerin beklenti ve ihtiyaçlarının biraz üzerinde hizmet ve ürünlerimizi sunarsak, çok önemli sonuçlar alabiliriz. Bunun örneklerini bu sektörde her uğraş dalında ve düzeyde çalışmış birçok meslekdaşımız mutlaka yaşamışlardır. Misafirin verilen hizmetlerden memnun kaldığını büyük bir heyecan ve coşku ile bizlere aktardığında, aynı heyecanı bizler de duymalıyız. Başarının bir takım işi olduğunu, ekibimizdeki her çalışanın kendisini geliştirmek için gayret ettiğini, onlara eğitimler verdiğimizi, açıkça anlatmalıyız.

Misafirlerimizin sözlü ve yazılı beğenilerini de yaptığımız otel içi toplantılarda aynı şekilde çalışanlarımıza duyurmalı, bu güzel haberleri onlarla paylaşmalıyız. Misafirlerimizin memnun olmasında, kapıdaki görevliden en üst düzeye kadar hepsinin ayrı yeri ve önemi olduğunu belirtmeliyiz. Onlarla çalışmaktan gurur duyduğumuzu, otelcilik hizmeti sunulurken, birlikte hareket etmenin ve dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamalıyız. Onların ekonomik ve sosyal yaşamını nasıl arttırabileceğimizi, bunun yolunun da misafir memnuniyetinden geçtiğini açıklamalıyız. Misafir sayısının artması ile sürekli gelir elde edebileceğimizi ve bunları da zaman içinde çalışanlarımıza yansıtabileceğimizi söylemeliyiz.

Birlikten güç, kuvvet doğar, birlikte üretmekten ve ürettiğimiz güzellikleri de sadece misafirlerimizle değil, birlikte çalıştıklarımızla paylaşmaktan da zevk aldığımızda, her bakımdan kazançlarımız artacaktır.

Hep birlikte kazanmak üzere…

Esen kalın…

“İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ ” Anlayışının Oluşması

“İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ ” ANLAYIŞININ OLUŞMASI

Üretim yapmak için

ne  zaman iki ele ihtiyaç duysam,

yanında bir de insan geliyor.

                                                                      Henry Ford

Avni AKER

İNKAY Üyesi

Tarih boyunca insanlar önce yakın çevrelerindeki yerleri daha sonra da daha uzak bölgelerdeki coğrafyaları merak etmişlerdir. Gezdikleri yerlerde gördükleri bazı malzeme, iş ve işlemleri kendi toplumlarına da aktarmışlardır. İnsanlardaki  bu merak güdüsü günlük yaşamı daha da kolaylaştırmak amacıyla yeni buluşların ortaya çıkmasını sağlamıştır. 19.Yüzyılda ülkeler arasındaki ulaşım ve iletişim olanaklarının da artmasıyla, birbiri arkasına yeni buluşlar olmuş, bunlar ülkeler arasında ve toplum katmanlarında hızla yaygınlaşmıştır. Buhar gücünün etkisiyle makinalaşma, sanayi devrimine neden olmuş ve teknolojide yeni buluşlara yol açmıştır.

İnsan yaşamını kolaylaştırmak, birim alandan daha fazla ürün almak, daha az emekle daha çok üretmek düşüncesi toplum katmanlarında yayılmaya başlamıştır. Kentler, ya da yerleşimler arasında ulaşım olanaklarının artması, sadece ticaret yapanları değil, meraklı kişilerin de değişik ülkelere seyahat etmesini sağlamıştır. Seyahatlere çıkanlar gezdikleri yörelerde gördüklerini yazarak, ya da gittikleri yerlerde anlatarak, birbirinden uzak olan bölgelerde yaşayanlar arasındaki bilgi akışını sağlamışlar ve bir bakıma dönemin iletişim aracı görevini yerine getirmişlerdir.

Bilgi alış-verişi sayesinde, insan yaşamında kullanılan araçlar daha da geliştirilmiş, bunların hayata geçirilmesi amacıyla düzenli çalışmalar yapılmış, daha rahat yaşamak için “Sistemler” oluşturulmuştur. Bilim insanları, yazarlar, gemiciler,  müzisyenler, teknik  becerilere sahip kişiler yeni buluşlar yapmaya ve toplumun hizmetine sunmaya başlamışlardır. Bu yaratıcı kişiler icatları sadece kendileri için değil, diğer insanlar da yararlansın diye yapmak üzere tasarlamışlardır. Ürettiklerini önce çevrelerindeki kişilerle sonra da toplumla paylaşmışlardır. İnsanların eskiye göre daha az yorulması, kas gücünün yerini makinelerin alması, bunların insan yaşamına getirdiği kolaylıklar ve sonuçta onların daha az yorulması, buluşları yapanları da mutlu etmiştir.

İkinci Dünya Savaşı milyonlarca insanı etkilemiş, insanlık adına çok acı olaylar yaşanmıştır. Şehirler yok olmuş, insanlar ne yapacaklarını şaşırmışlardır. Zamanla toplumların yaraları sarılmaya, ekonomik ve sosyal anlamda gelişmeler olmaya başlamıştır.

1950 yılı sonrasındaki çalışmalar,  toplum içinde insan öğesinin ön plana çıkmasını sağlamıştır. Sanayi gelişiminin ilk dönemlerindeki ağır çalışma koşulları, uzun çalışma saatleri insan gücünün tükenmesine, psikolojik , sağlık  ve toplumsal sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu dönemde sadece teknik ya da teknolojik gelişmeler olmamış, sosyal araştırmaların sayısı da artmaya başlamış, bu bilgiler toplum katmanlarında tartışılır olmuştur. Yıllar geçtikçe daha sağlıklı çalışma koşullarının oluşması amacıyla , duyarlı bilim insanlarının araştırmaları, sosyal yaşamla ilgili toplumsal dayanışmalar artmış, iş yaşamını doğrudan ilgilendiren  yasalar hayata geçirilmiştir. Bu araştırma ve çalışmalarda “insan öğesinin” önemli bir değer olduğu ispatlanmıştır.

Hangi iş kolu olursa olsun, mutlaka insan bilgisi ve emeğine ihtiyaç duyulacağı anlaşılmış, özellikle sanayileşme süreci içerisinde sistemli ve düzenli adımlar atılmış, çalışanlar lehine sürekli iyileştirmeler yapılmıştır.

Küçük işletmelerin yerini daha çok kişinin çalıştığı, uzmanlık gerektiren  işlerin, görevlerin arttığı  iş piyasasında işletme ölçeği değişmiş ve daha sistemli düzenli çalışmaların sağladığı yararlar görülmeye başlanmıştır. Şirketlerde yönetim ve organizasyon kavramları yer almaya ve kurumsal davranışların olumlu sonuçların alınmasına yol açtığı saptanmıştır.

. Çalışanlarla ve onların sorunlarıyla doğrudan  ilgilenen “Personel Departmanları” kurulmuş, bunlar zaman içerisinde çalışma yaşamı ile ilgili birçok konuyu, sorun haline gelmeden çözmeye başlamışlardır. Daha sonraları ise (1970’ler) “Önce İnsan” yaklaşımı iş yaşamının farklı boyutlarda ele alınmasını sağlamıştır. İnsan sadece fizik gücü ile değil, psikolojisi, eğitimi, deneyimi , bilgisi, toplumdaki yeri ve üretime katkısı ile değerlendirilmeye başlanmıştır. Yaklaşım böyle olunca, üretimin bir parçası olan insanı  maddi, fiziksel kaynaklar gibi, ‘İnsan Kaynağı’ olarak ele almak gerekliliği doğmuştur. Bu düşünce de “Personel Yönetimi” anlayışını “İnsan Kaynakları Yönetimi” yaklaşımına taşımış, uluslararası boyutta gerek kamu sektöründe, gerek özel sektör  bünyesinde “İnsan Kaynakları Yönetimi” ilke ve uygulamaları yaygın olarak iş yaşamında yerini almıştır

İnsan Kaynakları Yönetimi ve Çalışma Ortamının İyileştirilmesindeki Rolü

İnsan Kaynakları Yönetimi ve Çalışma Ortamının İyileştirilmesindeki Rolü

Avni Aker /  İNKAY Üyesi  

Geçen yüzyılın ikinci yarısında “bilgi güçtür” anlayışı toplum katmanlarında kabul görmeye başlamıştır. Atılımcı, yenilikçi şirketler bu yaklaşımla yola çıkarak bünyelerinde her konuda daha etkin çalışmaları hayata geçirmek için çaba göstermişlerdir. Özellikle iş yaşamı ve çalışma ortamındaki  farklılıklar yaratılması düşüncesi, daha fazla verimli sonuçların   alınmasını sağlamıştır. Bu dönemde İnsanı bir “değer” olarak görme yaklaşımı da bu gelişmede önemli rol oynamıştır. Endüstri Psikolojisi, Çalışma Psikolojisindeki araştırmalar da insana ve onun bilgisine, birikimine olan ihtiyacı arttırmıştır.

İş yaşamına, insana farklı ve çok boyutlu bakış, çalışanı daha farklı bir yaklaşımla ele alış sonuçta “İnsan Kaynakları” olgusunu gündeme getirmiş, “Bilgi paylaşıldıkça çoğalır” anlayışı ile birlikte ele alındığında,” İnsan öğesi” ön plana çıkmıştır. Bilgiyi paylaşan kişilerin kendilerini de  şirketlerini de geleceğe daha iyi hazırladıkları ve iş verimini arttırdıklarını göstermiştir. Günümüzde, bilgi toplumunun yarattığı etkilerin kişiye ve topluma olumlu katkılar sağladığını her iş kolunda saptamak olasıdır.

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNİN ÇALIŞMA ORTAMININ İYİLEŞTİRİLMESİNDEKİ ROLÜ

Bir kurumda İnsan Kaynakları Bölümü, çalışanlarla ilgili her iş ve işlemin yapılabilmesi için çaba göstermek durumundadır. Bunların bir kısmı yasal olarak yapılması zorunlu iş ve işlemlerdir. Ancak bu tür işlerin yapılması yeterli değildir. İnsanı bir ”değer” olarak göremeyen ya da görmemekte ısrar eden şirketler yok olma aşamasına gelmişlerdir. Bazı şirketlerde ise ne yazık ki, İnsan Kaynakları Bölümü varmış gibi görünmekte, ancak şirketin büyüklüğü ile orantılı işler yapamamaktadır. Bazı şirketlerde ise bu bölüm, yalnız bırakılmakta, diğer birimler tarafından yeterli desteği görememektedir. Oysa, günümüzde daha az malzeme ve  daha az çalışanla daha çok üretim yapılması isteniyor. Şirketler de çalışanlarını tamamen işe yönlendiremedikçe başarısız oluyorlar. Şirkete bağlı, bir değer kattığına inanılan çalışanların ise işle ve iş yaşamı ile ilgili fikirleri paylaşılıyor, daha etkin ve istekle çalışabiliyor, müşterilerle daha iyi ilişkiler kurabiliyor üretimi arttırıyorlar.

İnsan Kaynakları Bölümü etkin çalışma ve birlikte gelişmeyi sağlayacak, gerekli uygun ortamı yaratacak birimdir. Bir şirkette çalışanlar arasındaki uyumu sağlayabilecek en uygun birim İnsan Kaynakları Bölümü olmaktadır. Elindeki deneyimli çalışanlarını kaybeden şirketler, bünyelerindeki kişilere ve İnsan Kaynakları Bölümünü önemsemeyen kuruluşlardır. Nasıl bitkilerin yetiştirilmesi için uygun ortamlar gerekliyse, insanlar için de uygun ortamların yaratılması gerekir.

 

İnsan Kaynakları Bölümü’nün en önemli görevlerinden biri de o işyerinde insanların çalışmasına ve üretmesine olanak sağlayacak ortamları yaratmaktır. İnsan Kaynakları planlaması yapmak, olası görevleri ve bunların analizlerini yapmak, adaylarla görüşmek,  işe almak, gereken eğitimleri organize etmek, çalışma koşullarını sağlamak, çalışanları motive etmek , sosyal etkinlikler düzenleyerek ve başka organizasyonlarla şirkete bağlılıklarını sağlamak, özlük haklarını korumak v.b. İşte bunlar İnsan Kaynakları Bölümünün işidir.

Bu amaçla yapılacak çalışmalar, doğal olarak çalışanları da işin içine katarak yapılmalı, onların görüş ve önerileri şirket politikası ve olanakları doğrultusunda hayata geçirilmelidir. Sürekli olarak kendisini yenileyen ve geliştiren kişiler sayesinde şirketin başarı oranı, dolayısıyla da kazançları artacaktır. Elde edilen sosyo-ekonomik  kazançlar, yönetimi ve çalışanları mutlu edecek, herkes şirketine sahip çıkacak, onun sağlıklı büyümesinden ve başarısından gurur duyacaktır. Bu duruma gelindiğinde yapılacak yeni değerlendirmeler dikkate alınmalı, sürekli gelişim için yeni hedefler yeni politikalar yine birlikte oluşturulmalıdır.

Kuruluşların üst düzey yönetimlerinin sözde değil, özde İnsan Kaynakları Bölümüne önem ve öncelik vermeleri olumlu sonuçların alınmasını sağlayacaktır. Şirketin çalışanlarına yapacağı yatırımlar,  onların  hep birlikte geleceğe sağlam adımlarla ve daha güçlü olarak yürümelerine yol açacaktır.

Şirketleri geleceğe taşıyacak en önemli öğe, ” insan” ve kişilerin bilgi ve deneyimleri olduğuna göre, İnsan Kaynakları Bölümü, günün koşullarına göre organize olmalı, şirketteki diğer birimler onlara gerekli destekleri sağlamalı, en uygun çalışma ortamının yaratılması için gerekli koşullar İnsan Kaynakları Bölümünün önderliğinde oluşturulmalıdır.

İŞKUR ANTALYA – ANİF2019 İSTİHDAM ETKİNLİĞİNE DAVETLISINIZ

Her sene 15bin ’e yakın iş arayanı, 100’den fazla büyük yerel işletmelerimiz ile aynı çatı altında buluşturan ANİF-Antalya İstihdam Fuarı, bu yıl da İŞKUR tarafından 14-15-16 Mart 2019 tarihlerinde (9.00–18.00 saatleri arası) 3 gün süreyle yine Antalya Cam PiramitKongre ve Fuar Merkezinde ÜCRETSİZ olarak gerçekleştirilecektir. Etkinliğimizde sizi ve ekteki ön katılım formunu paylaşacağınız, istihdam sağlayacak 50+ çalışanı bulunan üye işletmelerinizi de aramızda görmek isteriz. “Doğru İş’e Doğru Personel” sloganı ile ANİF2019 ‘a katılım talebi ve işbirliğiniz için şimdiden teşekkür eder, verimli bir etkinlik olmasını dilerim.Saygılarımla

 

H.Oray KUŞ

Şef

İŞKUR Antalya İl Müdürlüğü

Tel:  0242 2294022

Cep: 0505 5189701

ANIF2019 Ön Başvuru Formu oray.kus@iskur.gov.tr

 

İnsan Kaynakları Yöneticileri Derneği’nin (İNKAY) yapılan Genel Kurulu sonucu yeni yönetimi belli oldu.